Ayhan Cecan'ın eski ajansındaki ilişkilerinden Başer Kimya ile çalışıyorduk. TEK bulaşık deterjanı için güzel şeyler yaptık. Derken, Başer Kimya Colgate-Palmolive ile ortaklığa gidip FAB deterjanını üretmeye başladı. Colgate'in bölgeden sorumlu network ajansı Ted Bates ile ilişki kurmamız istendi. Gevşek bir iletişim ve işleyiş başladı. Bölge merkezleri Londra'daydı, başında da Bruce McLaren diye bir Kanadalı vardı. Bize, FAB işlerinde libero kreatif Ceri Jones diye birini tayin ettiler. Ceri Jones Galler asıllıydı. Hemen uyuştu kafalarımız. O da Boyard, Gitanes vs içiyordu! Beyin dışında, sakatat dahil her şeyi yiyebiliyordu. (Nedenini sorduğumda, ruhun beyinde yerleşik olduğuna inandığını söylemişti.) Fab lansmanını birlikte yaptık. Filmlerin teknik bölümünü, Londra'da çektik. Sonuçlar iyi gidiyordu. Derken bir gün Sebat Apt'daki ilk Markom ofisinde otururken, Ceri'ye NY'tan bir telefon geldi. Konuşurken, duruldu, yüzü beyazladı. I am fired, dedi. Colgate-Palmolive merkez ajanslar ve bölgeler arasında bir düzenleme yapınca, Colgate-Palmolive Ted Bates'ten gitmişti. Ted Bates satılınca ortaya çıkan CP ve P&G çatışmaları neden olmuştu sanırım. Account'un Markom'dan kesin gidişinin haberini, bir Planter's kremfıstık (bu kelime de Nejdet Sayın'ındır) film setinde gelen telefonla öğrendim. Her şeyi paketleyip işi alan Yaratım FCB'ye teslim ettik. Yaratım'ın başındaki sevgili dostlar rahmetli Hulki Aktunç da, Zühtü Sezer de, yeni büyük işin heyecanından unutup herhalde, yahu teşekkür ederiz malzemeye vs filan deyip gönlümüzü almamışlardır. Ekteki notu, FAB gidince morali bozulan ajanstaki herkese göndermiştim.
Fab Markom'dan gidince - 1986